Merhaba bugünkü konumuz şiirler ve şairler. Konu biraz hassas bence şiirler ve şairler her insanın kalbine yada aklına dokunur. Kendinden bir şeyler bulurlar kendi eksikleri de olabilir bu. Ben kendimi bulurum. Şimdi bu ne demek diyecekler olur aranızda. Beni göremedikleri tüm yanlarımı zamanında birileri de hissedip yazmış okurken sanki yazan kişi beni anlatıyormuş gibi hissederim hatta bazen yanımdakine bak aynı beni anlatmış diye gösteririm ama anlamsızca bir tepki verirler neyse sorun değil bazen de kendi adlandıramadığım doğrularımı da adlandırmama yardımcı oluyor. Ben şiir okumaya ilgimi 10 yaşımda öğrendim bulunduğum şehrin 2 büyük kitaplığındaki tüm şiir kitaplarını okudum aslında bakarsanız çok doğru bir yerden başlamışım şuan ki aklım olsa sadece internette ve çevremdeki tavsiye edilen şiir kitaplarını okurdum aslında bana kalırsa bir işi önce kendiniz tek başınıza yapın doğru yada yanlış yaşaya bileceğiniz en iyi deneyime sahip olursunuz bence. Siz şiir okur musunuz yazar mısınız yada size yazıldı mı sizin düşünceleriniz bu konuda en sevdiğiniz yada şaşırdığınız şair ve şiir nedir mesela dönüm noktanız diye bileceğiniz bir şiir var mı? Benim sayısız böyle örnek vereceğim şair var tabi aralarında hayal kırıklığı olanlarda var isim verip kendimi zora sokmak istemem ama hayal kırıklığı olmasının nedenini söylesem bir şey olmaz gibi geliyor. Ay dayanamıyorum diyeceğim; bakın bir şair vardı şiirleri çok içten iyi saf ve incitmeden demeye çalışan sözleri vardı hatta idolüm gibi de diyebilirdik baya etkilenmiştim çünkü benim bile düşünmediğim incelikler vardı sözlerinde. Neyse sonra ben bir müzik dinlerken aynı zamanda yorumlarına bakarken benim şairin bir cümlesini yazmışlardı ona yorum olarak biri " gerçekten bir insan olarak bunun cümlelerini mi paylaşıyorsun karısına şiddet gösteren bu adamın sözlerine mi inanıyorsunuz şarkıyı kirletmeyin lütfen" yazmıştı bende onun aklımı kemirmesindense araştırıp kurtulayım dedim ama durum içler acısı başka bir şaire aşık bu kişi eşini dövüyor ve hatta bir kaç kez üzerinde sigara söndürmüş eve içip içip gelip terör estirip kavga edip yine içki masasına gidermiş iki şairde evliymiş sevdiği kadınla serbestçe bir araya gelememesi bunu yiyip bitiriyor bir kaç kez aldatmış ve eve bir çok kez gelmemiş sonunda boşanmış. Artık rahatça istediğini yapıyor kimseye de açıklama yapmaya gerek duymuyormuş. Kadının eşi onu çok masum bir sevgiyle seviyormuş belki de aptal bir takıntıdan ibaret sevgisi neyse buda boşanıyor kadının kocası da şair kadının sevdiği erkek buna bir şiir yazmış onu okudum ya diğer şiirlerinden acayip farklı tamamen erotik bir şiir yazmış ya çok şaşırdım bu mu duyguları naif bir şekilde yazan kişi dedim bu olamaz dedim kendime insan sevdiği kadına bunu mu yazar ya diye sinir krizi geçirdim resmen. Ayrıca kadının eski eşi de çok naif bir aşkını anlatışı var ay bu kadında olay bitmiyor zaten bu arada anlatmadım ama biri daha var oda kadına pislik gibi davranıyor kadının bir kaç yazısından benim ve bir gurup insanın çıkardığı sonuç, kadın en çok pislik gibi davrananı sonra erotik duygularla yazanı en azda ilk eşini sevmiş bide üçünü aynı anda sevip tüm erkeklerin bunu bilip kabullenmesi ve hatta burayı demiyorum dersem zaten anladınız kim olduğunu ve bu 4 şairde işlerinde zirve seviyede olduğundan kimse tarafından bir tepki alınmamış valla ne yalan söyleyeyim ben onların döneminde olup aynı şehirde olsam kellem gideceğini bilsem bile sessiz kalmazdım sonuçta bu olay yüzünden belli bir dönem dövülen sövülen bir eş ve bu olaylara şahit bir kaç çocuk var kimsenin aşk hayatı beni ilgilendirmez ama bunları öğrenince şiire ve şaire bakış açım değişti sanki kendimden bir parça hissettiğim yerde aldatılmış olarak hissediyorum artık. Beni derinden etkiledi bu olay neyse böyle örnek çok bazıları da şiirlerinin konusu uğruna ailelerini heba etmiş valla kimse kusura bakmasın giyecek elbise yiyecek ekmeği olmayan çocuğunu bırakıp kendini şiirlerine bırakanların çocuklarının hakkını ve o bekleyen eşinin hakkını nasıl ödeyeceğiz bilemem. Ha az önce dediğim kişinin ailesi de onu çok iyi bir şekilde yetiştirmiş yani bilemiyorum ya değer mi senden bir parçaya bu zorlukları yaşatmaya hem de eline geçen fırsatlarda olmuş yani bilemedim çok konuşup başımı belaya sokmak istemem daha kötü yorum yok.
Ya bana göre şiir bir çeşit duygu patlamasıdır. Mantıklı olmasına gerek yok yazılsın yeter edebiyatta bu ölçüle bilir bir biçimi de var ama bence ölçülemez insanların sözcüklerini kırpması kadar saçma bir şey görmedim. Yukarıda ki örneklerle bence bir şairin ne kadar farklı duygu bütünüyle yazdığını anlattım gibi hissediyorum o yüzden biraz şiirlerden güzel alıntılar yazmak istiyorum.
Bu böyledir: Dünler özlenir, yarınlar beklenir, bu günler heba edilir...
Özdemir Asaf
"Bu fani alem için beklentiye giren kalbime de kırgınım."
Cahit Zarifoğlu
Kanatları varmış kalbin; sevince uçar, sevilmeyince göçermiş.
Cahit Zarifoğlu
"Sevmek ve beklemek aynı şey değildir. Herkes sever ama herkes bekleyemez."
Fyodor Dostoyevski
Öyle bir çık ki karşıma her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.
Edip Cansever
"Söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki daha nesnel oluruz..."
Stefan Zweig
İnsanlar bazen büyük hayallerini küçük insanlarla ziyan eder.
Gore Vidal
Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.
Orhan Veli Kanık
Velhasıl kelam; kalp herkes de var, yürek denen başka bir şey...
Mevlana
Aaaa tamam bu kadar yeter şimdi benim yazdığım bir şiiri de buraya aktarıyım.
Buna bir başlık bulamadım benim için en zor şey başlıklar oldu hep
Doğmuyordur belki güneş onun için;
sadece saat geçiyordur.
Bakınca umudun sahteliğini de fark ediyordur.
Kazanacak bir şey kalmamışsa veyahut hiç olmadıysa
sadece yaşamak için yaşıyorsa
peki bu zamanın ve yaşın geçişi
onca mektubun çöp olması
hayatın sahtesi adaletin yalanı kalmış geriye
ne o gülüşün ne de o gözlerin kalmayışı
şimdi elimde sadece anılarla şarkımız var.
şuan Turgut Uyar’ın
tahammül gerek, özlem iyice arsızlaştı dediği yerdeyim.
Galiba birazda seni göresim geldi.
Neyse ki hayal kurmak yasak değil.
Özlersen neye bakacağını biliyorsun zaten
bizim yıldızımıza bak çünkü sadece
güzel anılarımız saklı onda
Nazlıcan Öztürk
ZAMANSIZ YOLCULUĞUM
Zamansızdı yolculuğu.
Umarsızca kayıp giden ömrün peşinde
kaybolan iki kelime
cebimde umudum, yüreğimde sana olan sevgim
güzeldi gülüşün, hayattı armağanı
gözlerine bakınca yolculuğum uzadı
kalbimde bir sızı, bir veda
yürüyorum ama sana giden tüm yollar kapalıydı
aşka aşıktı, kalbi dayanamadı
gülmedi yüzü, kurumadı yaşı
o tatlı bir söze, ben ruha vuruldum.
Nazlıcan Öztürk
Bir kaçta şiirlerimden birer cümle paylaşayım
güzel insanlar sandallara binip gittiler. Rıhtımda kalanlar o insanları güzelleştirenlerle doluydu.
İnsanlar tek kişilik varlıklardır. Bir kişiye daha tahammülü yok ama diğer yandan da başka bir kişi için bir çok ruhu kanatır.
Kırık zamanlarım var güzel başlamıştı.
Zaman kalmadı ben gidiyorum bu sefer tek nefeste.
Küçük insanların yaptığı büyük hatalarda yaşıyorum.
Bir şarkı gibiydi önce dinledim sonra unuttum, gerçi nerede duysam bir tanıdık geliyor ama neyse.
Güzel şeyler beklemeyin benden, ben beterin beteriyim.
Nazlıcan Öztürk
şiir yazmak bence kendimize değil de bir şeylere tepkimiz gibi bence birazda rock müzik gibi çünkü oradada olan isyanımız yada nedenlerimizi sorarız.
YanıtlaSil